Bir taşınmazın imar planında kamu alanı (park, yol, ibadet yeri vb.) olarak ayrılması, malikin mülkiyet hakkını kullanmasını (satma, inşaat yapma, kiralama) fiilen imkansız hale getirir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları uyarınca, bu kısıtlılığın uzun süre devam etmesi mülkiyet hakkının ihlali sayılır.

Taşınmaz sahibi öncelikle idareye başvurarak imar planı değişikliği veya kamulaştırma yapılmasını talep eder. İdarenin olumsuz yanıt vermesi veya sessiz kalması halinde idari yargıda "İmar Planı İptali" veya "Tazminat Davası" açılarak taşınmazın bedelinin ödenmesi ya da üzerindeki kısıtlamanın kaldırılması sağlanabilir.

← Tüm makaleler